Skip links

Tasavvuf Musikisi

Tasavvuf Musikisi

Tasavvuf Musikisi

Vakıf bünyesinde, onlarca makam ve yüzlerce eserden oluşan zengin bir musiki arşivi bulunmaktadır. Bu arşiv, yüzyıllara dayanan musiki geleneğinin 19. yüzyılın ortalarına kadar büyük ölçüde sözlü aktarım (meşk) yoluyla, sonrasında ise notaya alma çalışmalarıyla günümüze ulaşan klasik repertuardan ve geçen yüzyıldan günümüze dönemin kıymetli müzisyenleri tarafından bestelenmiş eserlerden müteşekkildir.

Arşivin Tarihsel
Arka Planı

Vakıf arşivinin uzun yıllara dayanan oluşum sürecini doğru şekilde kavrayabilmek için, bugün içinde bulunulan binanın tarihsel sürecine ve bu mekânda görev yapmış serzâkirler ile musikişinaslara değinmek gerekir. 18. yüzyılın başlarında Cerrahiyye’nin kurulduğu ve yayıldığı dönem, Türk Tasavvuf Musikisinin en gelişmiş olduğu yıllara tekabül eder.

Ali Şîruganî (ö. 1714), Itrî (ö. 1711), Enfî Hasan Ağa (ö. 1728), Nâyî Osman Dede (ö. 1729), Çâlâkzâde Mustafa (ö. 1757) gibi Türk musikisinin önde gelen bestekârları ve pek çok önemli icracı bu dönemin simalarıdır. Böylesine yüksek bir musiki ortamında, Cerrahiy yolunda da yüksek bir musiki geleneğinin oluşması kaçınılmaz olmuştur.

Cerrahî Âsitânesi ve
Serzâkirler

Cerrahî Âsitânesinin tarihine bakıldığında, geniş repertuvar bilgisine sahip, yüksek derecede musiki nazariyatı ve icra kabiliyeti bulunan, ayrıca zikir âyinlerinin seyrini iyi bilen serzâkirlerin görev yaptığı görülmektedir. Bu isimlerden bazıları şunlardır: Şeyh Hasan Efendi (ö. 1804), Şeyh Mehmet Necip Dede (ö. 1819), Pepeyi Şeyh Hasan Efendi (ö. 1822), Şeyh Mustafa Efendi (ö. 1827), Şeyh İsmail Efendi (Kanbur Hafız) (ö. 1839), Şeyh Salih Efendi (ö. 1852), Yağlıkçılar Kahyası Şeyh Salih Efendi (ö. 1869), Yorgancı Şeyh Ömer Efendi (ö. 1872), Tahta Minare Şeyhi Hafız Mehmet Efendi (ö. 1873), Şeyh Hafız Hüseyin Efendi (ö. 1901), Şeyh Mustafa Efendi (ö. 1915), Şeyh İbrahim Ethem Efendi (ö. 1916). Diğer Cerrahî tekkelerinde de çok kıymetli serzâkirler görev yapmıştır. İsmail Dede Efendi’nin talebesi, Zekâi Dede ile Hacı Arif Bey gibi iki büyük musiki üstadının hocası olan Eyyûbî Mehmet Bey Sertarikzâde Şeyh Mehmet Emin Efendi’nin (ö. 1758) yaptırdığı Cerrahî tekkesinde serzâkirlik yapılmıştır. Yine Sertarikzâde tekkesinin serzâkiri olan Eğrikapılı Şeyh Mehmet Efendi (ö. 1916), musikiyi Zekâi Dede ve Hatûniye Dergâhı Şeyhi Eyüplü Rıza Efendi’den, Hamparsum notasını ise Neyzen Râşit Baba’dan öğrenmiştir. Eğrikapılı Şeyh Mehmet Efendi hem Sertarikzâde tekkesinde hem de Cerrahî Âsitânesinde serzâkirlik yapmıştır.

Nota Geleneği ve
Derleme Faaliyetleri

1826 yılında Mızıka-ı Hümâyun’un kurulmasının ardından İstanbul’da Batı musikisi mensuplarının sayısı artmış; bununla birlikte nota kullanımı yaygınlaşmıştır. Bu dönemde çok sayıda neşriyat yapılmış, fasıllar basılmıştır. Devlet adamlarının teşvikleriyle, kulaktan kulağa aktarılan repertuvar notaya alınmaya başlanmış; Ali Rıza Şengel ve Abdülkadir Töre gibi dergâh kültürüne yakın musikişinaslar, hafızalarındaki dini musiki eserlerini notaya alarak koleksiyonlar oluşturmuştur.

Fahreddin Erenden Dönemi

1925 yılında dergâhların kapatılmasıyla tasavvuf musikisinin kurumsal zemini ortadan kalkmış; ancak eski dergâh mensubu musikişinaslar, kapalı meclislerde meşk yoluyla bu geleneği yaşatmaya devam etmiştir. Bu süreçte âsitânenin postnişîni olan Şeyh İbrahim Fahreddin Efendi (Erenden, ö. 16 Kasım 1966), kanun gereği tekke binasında ikamet etmiş ve tasavvuf musikisinin günümüze ulaşmasında çok değerli hizmetler ifa etmiştir. Fahreddin Efendi’nin arşivde 13 nutku yer almaktadır.

Muzaffer Ozak ve
Vakfın Kuruluş Süreci

Fahreddin Efendi’den sonra Hz. Nureddin Türbesi’nin fahrî türbedarlığını yapan ve Türk Tasavvuf Musikisi ve Folklorunu Araştırma ve Yaşatma Vakfı’nın kurucu başkanı olan Hacı Muzaffer Ozak (ö. 13 Şubat 1985), Türk Tasavvuf Musikisini yurt içinde ve yurt dışında geniş kitlelere ulaştırmıştır. Vakıf arşivinde merhum Ozak’ın 56 bestesi, nutuklarına yapılmış 113 beste bulunmaktadır.

Safer Dal Dönemi ve
Ses Arşivi

Merhum Safer Dal (ö. 21 Şubat 1999), 1985–1999 yılları arasında vakıf başkanlığı yapmış; makaralı teyp ile yüzlerce bant kaydı oluşturarak çok sayıda eseri kaybolmaktan kurtarmıştır. Bu kayıtlar, vakıf arşivinin temel taşlarından birini teşkil etmektedir.

5300

Nota

10

Kitap

8+

Albüm ve Konser

Son Dönem Faaliyetleri ve Günümüz

1999–2022 yılları arasında vakıf başkanlığını yürüten merhum Ömer Tuğrul İnançer döneminde, vakıf bünyesindeki kültürel ve sanatsal faaliyetler artmıştır. Günümüzde vakıf başkanı Sn. Ahmet Özhan riyasetinde İcra Heyeti faaliyetlerini sürdürmekte; konserler, meşk çalışmaları ve yeni beste faaliyetleri devam etmektedir.

Meşk Çalışmaları
Muzaffer Ozak döneminden itibaren pazartesi akşamları düzenli olarak yapılan meşk çalışmaları, vakfın en köklü geleneklerinden biri olarak günümüze kadar sürdürülmektedir.

Konserler ve
Temsil Faaliyetleri

1980’li yıllardan itibaren vakıf bünyesinde derlenen ve bestelenen eserler sahnelerde icra edilmeye başlanmış; yurt içi ve yurt dışında pek çok konser ve festival programı gerçekleştirilmiştir.

Günümüz

Gelenek İcrası
Vakıf bünyesinde icra edilen musiki, Zikrullah merkezli dini ritüellere eşlik eden eserlerden oluşmakta; geleneksel formlar hicrî takvime göre icra edilmektedir. Muharrem’den Zilhicce’ye kadar her ayın manevî muhtevasına uygun ilahiler ve eserler meşk edilmektedir.

Yayınlar ve Albümler
Vakıf bünyesinde yayımlanan kitaplar ve müzik albümleri, Türk Tasavvuf Musikisi ve folklorunun kalıcı hâle getirilmesine önemli katkılar sunmaktadır. Vakfın resmî adıyla yayımlanan albümlerin yanı sıra, Sn. Ahmet Özhan ve İcra Heyeti Şefi Sn. Mustafa Hakan Alvan yönetiminde hazırlanan projeler de bu birikimin önemli örneklerindendir.